Perşembe, Mayıs 31, 2012

Yıldız

    



   

Ardımdan sanki beddua etmiş gibi her defasında '' O olsa böyle yapmazdı'' diyorum...
Hiç bir şeyi başa alamıyorum.
Ne eski beni, ne de onu geri getiremiyorum
Üzülüyorum derin bir ''Ah!'' çekip dönüyorum anlamsız hayata devam ediyorum... 
Ben aslında hala inanıyorum bir gün bir şekilde doğru şeylerin karşıma çıkacağına...
Ama bir yandan korkuyorum 60 yaşına gelip hala inanmaya devam edersem? 
Mesela hala ışıl, ışıl bir şehirde yaşadığımı unutup inatla kafamı kaldırıp yıldızları görmeye çalışırsam.?
Tüm gerçekçiliğimi bir kenara bırakırsam...
Aptala yatmanın ne denli acı verdiğini hep unutursam...
Bazen söyleniyorum kendime ''Denemekten bıkmalı insan.'' 
Denemekten bıkıp anlamalı kendini gerçeğe alıştırmalı.
Mesela anlamalı artık, dinlediği şarkıda kimin gözlerini düşünüyorsa o gelmiyor boşa...
Duman altı mekanlarda aşk aramayı ya da aşka içmeyi bırakmalı. 
Dejenere zihinlerin olduğu toplumda; söyledikleri yaptıklarından uzak olan tutarsız şahsiyetlere inanmayı kesmeli...
Neden umudunu yitiremiyor insan?
Çirkin görünmeyi önemsemeyecek kadar seviyorum yalnızlığımı.. 
Fakat biliyorum ki bilgisayarı kapattıktan sonra derin bir nefes almak için balkona çıktığımda kafamı kaldırıp yine yıldızları görmeye çalışacağım...









Perşembe, Mayıs 24, 2012

Part of Nes's diary..


Ness'in günlüğünden  1999
   
     Her şeyden çok sana yazmayı seviyorum...
Sana yazdığım zaman kendimi senin hayatının bir parçası olarak buluyorum.
Bir gün bunu okur musun bilmiyorum...




    2008
Mektubumu yırtınca üzülmüş. 
Üzülüp parçalarını birleştirmeye çalışmış. 
Şaşırdım; sahi o da benim için bir kez olsun üzülmüş mü?
Yıllar sonra ona yazdıklarımı merak ediyormuş. Göndermemi istiyormuş.. 
Muşşş muşşş...
Kıymet bilecek miş gibi..







Vakti zamanındaaa bir gün.. 

''Beni yırtıp atabilirsin veya bu gün yarın, yahut ölene kadar, istediğin kadar okuyabilirsin'' der mektup insana..
  Saygısı olan insana sevgi bilen , değer bilen insana... 
Artık kimseyi mektup yazacak kadar değerli bulmuyorum...
Sevgiler Nes






   

Uzun Hikaye

        
               

      

Hayatının en mutlu dönemi nedir diye sorsalar şüphesiz Amerika'da olduğum zamanlar derim. Hayatının en mutlu anı ne zamandı deseler lisede onunla konuştuğum zamanlardı derim.
Haksızlık değil bu çünkü hiç kimse bu kadar saf sevilmeyi hakketmedi.
Onunla olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmesem de, hep uzaktan izlesem de o saf sevgimi hiç bir güzelliğe değişmem...
Ne çocukluğumu arıyorum ne de bu çerçevenin dışındaki geçmiş zamanı...
Tam orada bir yerde çivilenmeyi hakkediyordu geçen o zaman 2 koca günlük tuttuğum umutlu Nes'i kaybetmeyebilirdim... Ya da yaşama sımsıkı tutunan Nes'i...
Sahi ne zaman bıraktım ben mutlu olmayı yoksa ne istediğini bilmeyen insanlar mı yordu beni?
Hala sorguluyorsam bazı şeyleri ve hala arıyorsam o istikrarlı adamı suç bende mi?
Ben istikrarlı bir adam sevdim vakti zamanında benim için o zamanlar mükemmele yakındı , ben onu severken o kendine yakıştığı gibi 7 sene istikrarla bir başka kızı sevdi ve evlendi. Şimdi ne zaman mutsuz olsam acaba diyorum acaba dost denilen sahteler girmeseydi araya? Acaba 
O ben olsam gurur duyar mıydım bu kadar istikrarla sevildiğim için..? 
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte: 
Onun olmadığı yerde ne olduğunu biliyorum.
Sevgiler Nes








  

Salı, Mayıs 22, 2012

Ruh Hali

   


Okuduğumuz romanlarda pek geçmese de her insanın yataktan kalkmak istemediği günler olur. 
O günlerde kimseyi yanında istemezsin. 
Aslında kafanı atabilsen kafanı bile istemezsin.
Telefonların hiçbirine cevap vermezsin.
Açarsın radyoyu tutarsın bütün şarkıları kendin için. 
İçtiğin kahvenin haddi hesabı yoktur o günlerde...
Genelde şımarıklık olarak nitelendirdikleri bugünlerde 
Aslında ne kadar başarısızım diye düşünürsün kendini.
Kimseye yetemeyecek kadar zayıf bulursun ruh halini.
 Sevgiler Nes













Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Tomorrow's another day

     İnsan herkesle savaşabilir ama kendisiyle asla.. Kapıyı çarpıpta çıkamaz yüreğiniz. 
Benden bu kadar devam edemiyorum seninle diyemezsiniz... 
    Nefes almakta zorlanırken neden ben diye soramazsınız kimseye?

Radyoda bir şarkı tuttum... 
Buranın insanı gibi fazla umutlu... 

Sevgili Amerika beni bütün bunlardan kurtarabilir misin?

Orlando 2007






 tomorrow's another day, 

It's almost like the hard times circle 'round.
A couple drops and they all start comin down.
Yeah, I might feel defeated,
I might hang my head, 
I might be barely breathing, but I'm not dead.

No, cause tomorrow's another day, 
and I'm thirsty anyway,
So bring on the rain.

No I'm not gonna let it get me down.
I'm not cry,
and I'm not gonna lose any sleep tonight.







Öne Çıkan Yayın

Sevmekte yorulur

Sevmekte yorulur. Defalarca sana anlatmak istediğim şey buydu aslında. Bir elin hep kapının kulpunda olduğu için anlayamadın sen ...

Blog Arşivi