Perşembe, Mayıs 24, 2012

Uzun Hikaye

        
               

      

Hayatının en mutlu dönemi nedir diye sorsalar şüphesiz Amerika'da olduğum zamanlar derim. Hayatının en mutlu anı ne zamandı deseler lisede onunla konuştuğum zamanlardı derim.
Haksızlık değil bu çünkü hiç kimse bu kadar saf sevilmeyi hakketmedi.
Onunla olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmesem de, hep uzaktan izlesem de o saf sevgimi hiç bir güzelliğe değişmem...
Ne çocukluğumu arıyorum ne de bu çerçevenin dışındaki geçmiş zamanı...
Tam orada bir yerde çivilenmeyi hakkediyordu geçen o zaman 2 koca günlük tuttuğum umutlu Nes'i kaybetmeyebilirdim... Ya da yaşama sımsıkı tutunan Nes'i...
Sahi ne zaman bıraktım ben mutlu olmayı yoksa ne istediğini bilmeyen insanlar mı yordu beni?
Hala sorguluyorsam bazı şeyleri ve hala arıyorsam o istikrarlı adamı suç bende mi?
Ben istikrarlı bir adam sevdim vakti zamanında benim için o zamanlar mükemmele yakındı , ben onu severken o kendine yakıştığı gibi 7 sene istikrarla bir başka kızı sevdi ve evlendi. Şimdi ne zaman mutsuz olsam acaba diyorum acaba dost denilen sahteler girmeseydi araya? Acaba 
O ben olsam gurur duyar mıydım bu kadar istikrarla sevildiğim için..? 
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte: 
Onun olmadığı yerde ne olduğunu biliyorum.
Sevgiler Nes








  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

Sevmekte yorulur

Sevmekte yorulur. Defalarca sana anlatmak istediğim şey buydu aslında. Bir elin hep kapının kulpunda olduğu için anlayamadın sen ...

Blog Arşivi