Cumartesi, Ocak 05, 2013

Gibi Görünmek...






Sevdiğimi zannettiğim hiç olmadı ama sevildiğimi zannettiğim çok oldu… 
Sanmakla - inanmak arasında geçen süreçte görünmez duvarlarımı yıktığım da oldu… 
Onları kendilerine ait net düşünceleri, kararları, istekleri var ama onları telaffuz etmekten yoksunlar diye düşündüm… 
Güzel cümleler kurdum kendime onların adına…
İyi düşünmek öğretilmişti ya bize.
 Kendimizi kandırmak varoluşumuzun şartlarındandı nasıl olsa...
Anladım ki sonra ben kelimelerimi ifade etmekte başarılıydım onlar ise oyunlarda… 
Yıkılan sadece duvarlarım değil benliğim oldu özveri namına… 
‘’Ah keşke bu kelimeleri söylemek zorunda olmasaydım!‘’ dediğim de oldu 
‘’sadece kırıldım’’ yazdığımda… 
Oysa tek istediğim değişken dengesizlikleri ve kararsız eğilimleri olan insanlardan uzak durmaktı… 
  Hatam ise inanmaktı… 
Hani hata insaniydi de peki kararsızlık neydi? 
Güçsüzlük göstergesi mi? 
Tabi ki; güçsüz olan savaşamazdı kendi kararlarıyla… 
Güçsüz olan boş verirdi zorlandığında. 
Güçsüz dedik ya, bir ayağı eşikte kaçma planı hazırdı aklının bir kenarında. 
Sona gelindiğinde bazısı utancından bazısı ise kibrinden dürüst oldu kendi adına… 

O an fısıldadı Nietzsche kulağıma… 

‘’Unuttun mu hikayeyi?’’ 
Demir mıknatısa sormuş ‘’En çok kimden nefret edersin?’’ diye 

‘’En çok senden nefret ederim’’ demiş mıknatıs 

Beni çekersin, fakat kendinde tutacak kadar kuvvetli değilsin’’ 

Dediğim o ki dostum ‘’Demir GİBİ Görünsen de nafile elinde tutamadık dan sonra…



Sevgiler Nes… 







Öne Çıkan Yayın

Sevmekte yorulur

Sevmekte yorulur. Defalarca sana anlatmak istediğim şey buydu aslında. Bir elin hep kapının kulpunda olduğu için anlayamadın sen ...

Blog Arşivi